Böbrek Taşı ve Samimiyet

İş yerinde çalışan elemanlardan biri, böbrek taşı nedeniyle muayene olmak için ofisten çıkarken, o departmanın müdürüyle karşılaşıyor. Müdürün ilgilendiğini göstermek için sorduğu bir iki soru ve elemanın cevabını fazla uzatmaması gerektiğini bilen beyninin, aslında anlatılacak onlarca şey arasında hızlıca özetleyip gönderdiği kelimeleri dinlerken bir yandan da jaluziyle kaplı büyük pencerenin arkasından onları izliyorum. Jaluzinin tek bir şeridi benim baktığım açıdan bu iki insanın burunlarını kapayarak, gözleri ve ağızlarını ayırıyor. Gözleri ve ağızları farklı şeyler söyleyen iki kişi…

Daha önceden bildiği için elemanının durumunu, doğal olarak o formalite soruları sorması gerekiyor. Eminim eleman konuşurken onu dinlemiyordu bile. Adamın böbreğindeki taşın kaç santimetre olduğu da umurunda değil be müdürüm! Sen gerçek sorunu en sona saklamıştın, sorduğun en samimi, en içten soru: “Ameliyattan sonra ne kadar sürede taburcu ediyorlar?

Cevapları umurumuzda olmayan soruları sormak, kendimizi kandırmak değil de nedir? Yine bazı çıkarlarımızın peşindeyiz o soruları sorarken. Mesela “Nezaketen sormak” tanımını “karşımızdaki kişinin bizim hakkımızda olumsuz bir düşünce edinmemesi için soru sormak” şeklinde yapabilir miyiz? Buna nezaket mi demeliyiz?  “Soğuk” damgası yemiş bir kişi gerçekte kendini kandırmak istemeyen dürüst bir insan mı yoksa? Sıcakkanlı dediğimiz insanları gözden geçirmeliyiz belki de. Düşünmek için güzel sorular…

Not: Blogdan pek ayrı kalamadım, tasarımı değiştirdim ve yaklaşık bir ay sonra bir yazı paylaşmış oldum böylece. Şimdi uzun yolculuklar beni bekliyor. Arada yazı paylaşmaya çalışacağım. Daha önce dediğim gibi yaz sonu daha yoğun bir tempoda devam edeceğiz. Görüşmek üzere :)

5 yorum :

  1. eğlenceli yazı evet. işyerinde bence walter mitty gibi hayal kurulur yaa :) iyi tatiller. Bi de sana bi ödül verdim kiii :)

    YanıtlaSil
  2. Müdür müdür müdür.
    Yani o Müdür gerçekten müdür olamamış.
    Hayatımızda etrafımıza dolmuş bize gerçekten arkadaş olamamış.
    Hatta dost olamamış o kadar çok tanıdık var ki..

    YanıtlaSil
  3. Böyle soru soranlara: Diplomat diyorlar. Şöyle bir cümle okumuştum. Diplomasi ile ilgili:
    Bir şy yokken de var diyebiliyorsan, bir diplomatsın.
    Bazıları samimiyetsizliği o kadar belli oluyor ki, paçalarından akıyor.
    Allah yardımıcmız olsun.

    YanıtlaSil
  4. Samimiyetsiz insanlar inanın hemen kendini belli ediyorlar.Ne diyelim çevremizden uzak olsunlar diyelim :(

    YanıtlaSil