Nasıl Hoşgörülü Olunur?

Başlığın biraz saçma kaçtığının farkındayım. Sanki marketten bir koşu alınıp elde edilebilecek bir şey gibi durdu. Fakat özellikle bu başlığı seçtim. Zira yanıtım oldukça net. Basit olduğu kadar zor bir cevabım var. 

Hoşgörü kavramanın sınırları çok net değil. Nihilist bir yaklaşımla herkesin şiddetle tepki verdiği olaya tepki vermemek hoşgörü örneği değildir.


Hatta kimisinin hoşgörüyle karşıladığı duruma kimisi "enayilik" bile diyebilir. Ya da bir olayın sizde uyandırdığı  öfke, nefret, aşağılama gibi duyguları dışarıya yansıtmamak da hoşgörü değildir bana göre. Sonuçta olay sizde bu duyguları uyandırmış siz sadece tepki göstermemişsinizdir. Öfke kontrolü eğitimi almış bir insan da bunu başarabilir. 


Hoşgörü adı üzerinde hoş görmek, hoş karşılamaktır. Sizin fikrinizin tam zıttı karşı bir görüşü bile hoş görmektir. Boyun eğmek ile büyüklük taslamak arasında genel bir çizgisi vardır bana göre.


Hoşgörünün temelinde sevgi ve empati kavramlarının olduğu söylenir. Yine hoşgörüyle ilgili yazılarda size "kendinizi karşınızdakinin yerine koyun" denir. Bu öneriler belli bir yere kadar işe yarar bence.


Nasıl hoşgörülü olunur? Benim cevabım net: Bilerek. Biraz garip geldi belki, açayım. Bilmekten kastım, okumak, araştırmak ve tecrübe etmek. Başka türlü nasıl bir bilgiyi öğrenebiliriz zaten? 


Bilen insan hoşgörülü olur. Bilmeyense farklı şeylere tahammül edemez. O güne kadar öyle bir şey görmemiştir. Giydiğin şeye sinirlenir. O güne kadar öyle bir  şey duymamıştır. "Yahu bu nasıl bir fikir?" der, delirir. Aklı almaz. Çünkü ilk defa ekşi bir portakal yiyen bebek gibi beynine yepyeni bir sinyal gidiyordur. Şok geçirir, anlam veremez. 


Bilen insan bir suçla karşılaşsa üzülür, içi burkulur ama sadece suçlu yerine o suçu o insana işleten nedenleri de düşünür. Her zaman daha geniş bakar. Bilen insan için duyduğu yeni bir şey değildir. Bir çok kez okumuş, duymuştur, bir çok kez tecrübe etmiş, görmüş, özümsemiştir. Olabilir, neden olmasın ki? 


Şöyle bir tespitim var: Örneğin bir konu hakkında iki farklı görüş olsun ve biz de bir görüşü kabullenmiş olalım. Diğer görüşe karşı pek de olumlu düşünceler içinde değiliz. Hoş karşılamıyoruz, sinirleniyoruz. Yapmamız gereken hem basit hem de çok çok zor, çünkü açık bir zihin istiyor: Beğenmediğimiz karşıt fikri adam akıllı öğrenmek! Ama yarım yamalak değil gerçekten hak ettiği şekilde. Araştırmacı ruha sahip bir insansanız bunu hayatınıza yerleştirmeniz daha kolay olacaktır. O beğenmediğiniz fikri araştırdıkça aslında ne kadar az bildiğinizi görecek, belki de görüşleriniz değişecek. Görüşünüz değişmeyedebilir, ancak yine de eskisi kadar öfke duymadığınızı, o fikre daha hoşgörülü yaklaştığınızı fark edeceksiniz. Olay budur.

4 yorum :

  1. Hoşgörü dediğin gibi birazda empati gerektiriyor.
    Ama işte karşındaki kırılır mı diyen yok..
    Herkesin kendi kendini düşündüğü bir toplumda yaşıyoruz yazık. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Empati yapmak kolay değil ve bence dediğim yöntemle oluyor.

      Sil
  2. Ne kadar bilirsek o kadar hoş görülü oluruz .

    YanıtlaSil