3 Milyar Harften Oluşan Kullanım Kılavuzu

Aslında başka bir konuyu yayınlayacaktım ama ilk popüler bilimsi yazıma gelen yoğun talep üzerine (!) bu yazımı öne aldım. Bu sefer önce bir projeden, sonra, kendi kullanım kılavuzunu yeni yeni okumaya başlayan insanoğlu ve onun geleceğinden bahsedeceğim.

Sıkılmanızı istemiyorum ama ilk önce fazla detaya girmeden bazı tanımları verip sizi kavram karmaşasından kurtarayım:

Vikipedi'deki tanımıyla; DNA, tüm organizmalar ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik materyali taşıyan bir nükleik asittir.




Gördüğünüz gibi sarmal bir yapıya sahip. Yukarıdaki yapıyı bir merdivene benzetirsek, bu merdivenin basamakları diyebileceğimiz, yani iki taraftan birbirine uzanan çıkıntılara baz adı veriliyor. Bu baz molekülleri 4 çeşit harf ile adlandırılıyor: A, C, G ve T. İşte DNA'mız bu dört harfin karşılıklı diziliminden oluşuyor ve toplamda 3 milyar harf içeriyor! Genlerimiz ise bu harflerin belli bir kısmı, yani atıyorum 50 bin harf gözümüzün renginin ne olacağını belirliyor mesela. 2003 yılında biten İnsan Genom Projesi ile insanda ortalama 25 bin gen olduğu ortaya çıktı.

"Oğlan dayıya, kız halaya çeker boşuna uğraşmayın." demeyelim ve bu projeyi biraz açalım zira oldukça önemli. Elinizde bilmediğiniz bir dilde yazılmış 3 milyar harften oluşan bir kitap olduğunu düşünün. Bu kitapta yazılı olan bilgileri anlayabilmemiz için ilk önce dili çözmemiz gerekir değil mi? İşte yaklaşık 10 yıl süren İnsan Genom Projesi de benzer bir amaç güdüyordu. Bu proje ile insan DNA'sındaki baz dizilimi öğrenildi. (İnsanların DNA'sı %99,8 aynıdır.) 3 milyar baz diziliminin tamamlanması ve bu verilerin internet üzerinden açık bir şekilde kullanıma sunulması dünya üzerindeki birçok laboratuvarda genler üzerine çalışan bilim insanlarına da büyük kolaylık sağladı. Bu projenin verileri sayesinde birçok gen keşfedildi.


İşte gerçek bir DNA fotoğrafı! 


Fakat İnsan Genom Projesi, birçok etik tartışmayı da beraberinde getirdi. Öjenizm, sağlıksız ceninleri ayırıp, sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan, bilimselliği tartışmalı bir toplumsal felsefedir. Projenin bu tarz öjenik çalışmaların önünü açacağı söylendi. Ülke televizyonlarında da bayağı bir tartışması dönmüştü bu etik tartışmaların. 

Gerçekten de genetik çalışmalar çok ince bir çizgi üzerinde duruyor ve ne yönde kullanılacağı çok önemli. Örneğin doğacak bebeğinizi tasarladığınızı hayal edin! Göz rengini, saç rengini, boyunu vücut yapısını siz belirliyorsunuz. Sadece fiziksel özellikleri de değil zihinsel yatkınlığını da seçiyorsunuz. Çocuğunuz matematikçi mi olsun yoksa yazar mı?

Bu düşünceler size şu an için oldukça uzak gözüküyor olabilir fakat muhtemel senaryolar arasında. Hatta şimdiden bazı örnekleri gelmeye başladı bile. Örneğin buradan okuyabileceğiniz 5 sene önceki bir haber gibi! İngiltere'de tüp bebek için başvuran çift, babadan gelen riskli genlerin olduğu embriyolar yerine sağlıklı embriyoları anne rahmine koydurtarak bir nevi çocuklarının kanser riskini doğmadan belirlemişler.

Hastalıklardan korumak kulağa hoş geliyor fakat insanların biyolik dengesini bozacak çalışmaların yapılması tam bir felaket olabilir. Belki de şuan bir yerlerde bir Josef Mengele var ve bu deneyleri yapıyor!

Genel ölçekli sorunlardan da bahsedebiliriz. Doğan insanların genetik yapılarının önceden bilinmesi bile inanılmaz büyüklükte problemlere yol açabilir. Genetik kimliğimiz her şeyin önüne geçebilir. İnsanın genetik yapısına bakarak istihdam edilmesinden (hasta olacak adamı kim işe alsın!) sigorta yapılıp yapılmamasına kadar sürüyle ekonomik sorunun yanı sıra parası olanın tedavi olup, olmayanın bir nevi ölüme terkedilmesine, hatta öjenik bir dünya düzenine kadar varabilir.

İnsan Genom Projesi ile genetik çalışmalar son yıllarda büyük ivme kazandı. Bana göre şimdiden önlemlerin alınması gerekiyor, örneğin -bildiğim kadarıyla böyle bir anlaşma yok- dünya ülkelerinin imza atacağı bir anlaşmayla bu çalışmaların durumları yetkileri belirlenebilir. Sonuçları hep beraber göreceğiz.








7 yorum :

  1. Lisede ki biyoloji dersim aklıma geldi bak. Şu konudan hiç anlamazdım. :D Emeğine sağlık

    YanıtlaSil
  2. Çok bilgilendirici bir paylaşım olmuş :)

    Ama genetikle oynanmasını ben çok doğru bulmuyorum. Sebebi sorun çıkabilir ki bu çok büyük bir ihtimal bence...
    Emeğin sağlık :)
    '

    YanıtlaSil
  3. Bu çalışmanın bana göre bir de şu dezavantajı var: Benzer genetik haritaları olan çiftlerden arızalı çocukların doğuşu. Ne yapacak hükümetler? "Siz evlenmeyin. Gen kardeşi misiniz!?" diyecekler. Doğanların tövbe tövbe itlafı mı?
    Elbette hastalıkların durdurulmasına yönelik çalışmaları kutsal buluyorum. Bunu da ifade edeyim.
    Bir zamanların Almanya'sında "üstün ırk" çalışmasının -bana göre- farklı bir şekilde insanlığa sunulması gibi.
    O dönemde yapılan araştırmalarda yanlşım yoksa çok gerizekalı çocuk da doğmuştu.
    Bana göre, Dünya'nın doğasını korumayı ve insan-doğa dengesini kurmanın yollarını bulmalıyız. Gün geçtikçe "Su Rezervleri" azalıyor. İklim değişikliğinin sonuçlarını görmeye başladık. Bir çok hastalık nedeni.
    Emeğinize sağlık. Teşekkür ederim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz ve yazdığım gibi birçok sorun çıkacak, genetik kimliğimiz her şeyin önüne geçecek. İnsan - doğa dengesi gerçekten en çok ihtiyacımız olan şey. Teşekkür ederim.

      Sil
  4. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil