Anahtar

Akşam üstü okuldan erken döndüm eve. Bahar havası ılık, gökyüzü turuncu, güneş batmak üzere. Zile bastım açan olmadı. Paltomun ceplerini yokladım. Yok, aksilik bu ya anahtarımı da almamışım yanıma. Bizimkilere telefon açtım, dışarıdalarmış, işleri bitmiş, şimdi yürüyerek eve dönüyorlarmış. Eh, ne yapayım, kapının önünde beklemektense ben de merkeze doğru yürümeye karar verdim, ortada buluşuruz.
Sokağı dönüp caddeye çıktım. Ellerim ceplerimde yavaş yavaş yürüyorum. Birden arkamdan bir ses duydum:

- Pardon.Otobüse binmek istiyoruz. Rica etsem bizi karşıdaki durağa geçirir misiniz?

Gözlerinde siyah gözlükleri, ellerinde bastonlarıyla genç bir görme engelli çift. Bir an bocaladım, cevap veremeden onlara baktım, ne kadar da tatlı gözüküyorlardı. Ne kadar birbirinize yakışmıssınız yahu! 

- Tabii ki. 
- Çok sağolun. Burada bir yaya geçidi olmalı.
- Evet, hemen yanındayız.
- Peki o halde biz sizin talimatlarınıza uyacağız. Hızımızı size göre ayarlarız. Koluma girerseniz sanırım daha iyi olacak. 

Bu kadar düzgün ve akıcı bir Türkçe ile konuşan üstelik böyle nazik bir insana az rastlamışımdır. Genç adamın koluna girdim. İlerideki ışıkların kırmızı yanıp trafiğin kesilmesini bekliyoruz. 

- Öğrencisiniz sanırım.
- Ah, evet dedim şaşkınlıkla.
- Hangi bölüm?
- Bilgisayar mühendisliği.
- Bir yakınım da yeni mezun oldu aynı bölümden.
- Ne güzel. Memnun mu bari?
- Gayet memnun. Mesleğiniz güzel.
- Teşekkür ederim... Evet, karşıya geçebiliriz şimdi, adımınıza dikkat edin.

Karşıya geçerken genç adam koluma sıkı sıkı sarıldı. Bir yandan da bastonuyla yerde yarım daireler çiziyordu. Genç eşi de kocasının koluna girmiş, bastonunu eline almıştı. Durağa varınca otobüsü beklemeye başladık. Ben bir konu açmak için bütün gücümle uğraşıyor ancak o an aklıma gelen her konudan, onları istemeden de olsa içten içe kırabilirim düşüncesiyle vazgeçip aramaya devam ediyordum ki, yaklaşık beş saniye sonra otobüs köşede gözüktü.

Genç adam ve ben ilk önce eşine yardım ettik. Sonra kendisi otobüse adımını atarken, kafasını çevirip, "Yardımlarınız için teşekkür ederiz. Umarım başka bir yerde yine karşılaşırız" dedi içtenlikle. Otobüse binip merkeze doğru gittiler.

Ben tekrar karşıya geçip, yavaş yavaş yürümeye koyuldum. Yüzüme yerleşen tebessümü de sonradan fark ettim. Biraz sonra annem ve babamla karşılaştım. Eve beraber yürüdük. Odama girince anahtarın olması gereken yere, kitaplığın rafına baktım. Orada da yoktu. "Bir yerde mi düşürdüm acaba?" dedim kendi kendime. Vestiyere astığım paltomu tekrar kontrol etmek istedim. Anahtarım cebimdeydi!

28 yorum :

  1. Görme engelli olmak daha doğrusu engelli olmak ülkemizde oldukça zor... Onlara göre ne bir yol var ne de bir ulaşım aracı ( kapıların otomatik indiği vs gibi)...
    Benim de teyzem ve eniştem engelli. Teyzemin gözleri görmüyor, eniştem de ise kas erimesi ... ama hayata bizden daha çok bağlılar ve teyzemi görsen hayatta gözleri görmüyor demezsin baston zaten kullanmıyor hissiyat mı desek ezber mi desek bilemiyorum :)) Bloğumda teyzemle ilgili bir yazımda var okumak istersen eğer sende mi engellisin olarak geçiyor :)
    Bu arada anahtarın sana güzel bir olaya vesile olman için saklanmış bence iyide yapmış :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazel Abla, dediğin gibi ülkede engelli olmak çok zor yeni yeni bir şeyler yapılmaya başlandı. Özel kaldırımlar döşendi falan. Yazını link verirsen okurum, arama kutusu bulamadım blogunda.

      Sil
    2. ayy abla demene gerek yok alt üstü kaç yaş var aramızda :)))
      http://hazioz.blogspot.com.tr/2013/09/sende-mi-engellisin.html

      Sil
  2. Okurken o tebessüm bende yada okuyan herkeste olacağına eminim :)
    Hayat bazen güzel olaylara vedile olmak için bir oyun oynuyor insana :)
    Onların da dediği gibi umarım yine karşılaşırsınız :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen sene oldu bu olay. Gerçekten gidip cebimde anahtarı bulunca bi kısmi felç durumu olmuştu :D

      Sil
    2. Ama bana da olsa bende öyle olurdum emin ol :D

      Sil
  3. İşte bunlar hep insanlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha bişey yapmadım ki, kim olsa yapar :P

      Sil
  4. Çok tuhaf bir histir bu görme engelli olup da o kadar mutlulukla yüzlerinden tebessüm eksik olmaz.
    Servisimizde var işitme engelli ve o kadar tatlı bir kız ki her gün ona imreniyorum. Bu denli güler yüzlülük ve içtenlik tanıdığım çoğu insanı geçtim bende yok..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen aslında çok önemli bir konu bu. Engelli insanlar hayata daha farklı bakıyor sanırım suratı asık bir engelli görmedim. Biz niye böyleyiz ki .s

      Sil
  5. Aslında o anahtar sen bu iyiliği yapman için sana vesile oldu farkında mısın? :)

    YanıtlaSil
  6. Sen o görme engelli çifte yardım etmek için oradaydın biliyor musun... annenler evde değildi, anahtar yoktu falan hepsi aslında senin orada bulunabilmen için gerekliydi ve sen orada olmalıydın... Çünkü o gün o engelli çifte senin yardım etmen gerekiyordu.. Kader belki de .. Hazel gibi benim de Teyzemin eşi görme engelli.. Ama hayata o kadar büyük bir aşkla bağlı ki onun yaşama sevinci belki ben de yoktur. Güzel bir paylaşım olmuş, kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de doğru bir şekilde oraya gittim. Hayata bağlılıkları konusunda onları çok takdir ediyorum. Teşekkür ederim.

      Sil
  7. Onlarla karşılaşmak varmış demek ki :) Engelli dediğimiz insanlar hayata bizden daha çok bağlılar ve hayatın tadını çıkarıyorlar bence :)

    YanıtlaSil
  8. Görme kusuru olan bir kişiye yardım ettiğiniz için çok taktir ediyorum efendim sizi. Herkes böyle olsa dünyada kötülük kalmazdı .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek yahu kim olsa yapar, teşekkür ederim.

      Sil
  9. Anahtarın olsa da yokmuş gibi davran bence bundan sonra. :)
    Gerçekten takdir ediyorum sizi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abi ben de yoğunum eve gitmem lazım :D Teşekkür ederim.

      Sil
  10. İnanamıyorum yaaa, küçük mucizeler dedikleri bu olsa gerek...anahtarın oyunu sayesinde engeli bir çiftin yardımına yetiştin, gerçekten çok güzel...onlar için hayat gerçekten zor, bizler elimizden geldiğince onlara destek olmalıyız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha da kaybolmadı, bakalım ne zaman kaybolacak :)

      Sil
  11. Anahtar, güzel kalplerin karşılaşması için saklanıvermiş meğer. Okurken bir yandan gözlerim parladı bir yandan içim burkuldu. Engelli vatandaşlarımız ne yazık ki günlük hayatlarında bir çok zorluk ile karşı karşıyalar. Ama içlerindeki yaşama sevgisi hepsini silip süpürüyor sanırım. Dilerim bir gün yine karşılaşırsınız:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru demişsin, içlerindeki yaşam sevgisi her şeyi silip süpürüyor. Ben de karşılaşmayı çok isterim aslında keşke bir telefon alsaydım diye düşünüyorum bazen.s

      Sil
  12. http://muhammedarat.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  13. Hayat enteresan bir şey...Yardım mutluluğunu yaşaman gerekiyormuş,mutlaka bir şekilde de sana güzel şeyler olarak geri dönüyordur...Anahtarın cebinde bulman tesadüf olmasa gerek....Sevgiler...

    YanıtlaSil