Mim

Belgin Abla beni mimlemiş. Bir ilk oldu bu blog için. Elime fırsat geçmişken, sorular üzerinden biraz kendimden bahsedeyim.


En Sevdiğin Şarkı


En zor soru ilk başta. Daha önce müzikle ilgili şöyle bir yazı yazmıştım ve yine ilk olarak Belgin Abla'nın blogunda yayınlanmıştı. Bu yazıda genel olarak düşüncelerimi açıklamıştım. Genel olarak uzak kalmamak amacıyla bütün müzik türlerine arada göz atsam da dinleyicisi olduğum grup Rock, Caz, Blues ve Klasik Müzik. Ve tabii bu müzik tarzlarının birçok alt grubu. Arada türkü de dinlerim. Maalesef en sevdiğim tek bir şarkı yok. Birkaç sene önce, daha akıllı telefonlarımızın bellekleri artmamışken, en sevdiğim şarkılar telefona sığmıyordu açıkcası :) 

Dolayısıyla en sevdiğim demesem de farkındalık yaratmak amacıyla pek bilinmeyen bir Enstrümental Rock parçası paylaşayım. Tüm zamanların en iyi elektro gitaristlerinden biri Joe Satriani, 2007'de Türkiye'ye geldiğinde menajeri vasıtasıyla Aşık Veysel dinleyip, hayran oluyor. Daha sonra onu anmak ve bir ölçüde Batılı Rock müzisyenlerine tanıtmak amacıyla adına bir parça besteliyor. 
Aslında Satriani bu davranışıyla, kendi kültürüne sırt çeviren ergen Rocker'lara da güzel bir mesaj vermiş oldu. Ne kadar kıymeti bilindi, bilinmez. Blogu takip eden pek genç kitle yok şimdilik fakat hoşunuza gideceğini düşünüyorum, sesi açın ve dinleyin. Joe Satriani'den Anadolu ezgileri duymak hoş.




Bu arada aşağıda player'ı gözüken, bu blog için seçtiğim 12 parçalık bir playlist'im var. Bu playlist'deki şarkıları da severim.





En Sevdiğin Roman


Bu soruya da cevap vermek oldukça zor. Ama üzerimde yarattığı etki bakımından, "Kara Kitap" diyebilirim. Orhan Pamuk'un yazarlığını ve üslubunu beğeniyorum. Bu kitap, Türk Edebiyatının klasikleri arasına giren en "genç" romanlardan biridir. Adını, kitabın geneline hakim olan karanlık havadan alıyor. Orhan Pamuk, iğneyle kuyu kazmış bu kitabında. Üç defa okudum ve her okuyuşumda farklı şeyler keşfediyorum. Olay örgüsü, üslubu, karakterleri, iç hikayeleri, bağlantılı olduğu, gönderme yaptığı, değindiği binlerce unsur ve imge ile bana göre tam bir başyapıt! Bu kadar zengin ve kompleks bir kitaba pek rastlayamazsınız.





En sevdiğin Çizgi Film Karakteri




Sylvester :D  Karakterin birçok bağımlısı var Türkiye'de. Bunun nedeni de tabii ki inanılmaz seslendirme. Yıllarca kim olduğunu merak ettim ve öğrendiğimde hiç şaşırmadım aslında. Sesiyle, Buz Devri'nin Sid'ine, Türkiye'deki neredeyse bütün Jim Carey filmlerine seviye atlatan ve bana göre çok da iyi bir yazar olan Yekta Kopan. (Son cümle ile istemeden şiir yazdım Yekta Kopan için :s) Meğer Sylvester'ı da seslendiren oymuş. İngilizce orijinal sesinden bile iyi. Bilmeyenler için aşağıdaki bölüm Sylvester'ın sesiyle başlıyor, ilk 25 saniye size yeter :)




Çocukluğunda En Sevdiğin Oyuncağın


Ben çocukluğunu sokaklarda, bahçelerde, yani kısacası evden dışarıda geçiren son şanslı insanlardan biriyim. Aslında çok oyuncağım vardı. Annem-babam iki üç günde bir ellerinde bir oyuncakla gelirlerdi. Fakat ben elime alır almaz kurcalar, içini açardım. Uzaktan kumandalı arabanın motorunu söker,o motorla kendi vinç sistemimi falan yapardım. Pek dayanmazdı yani. Dolayısıyla çok sevdiğim bir oyuncağım yok. Daha çok dışarıdaydım ben :D



Şimdiye Kadar Aldığın En Sevdiğin Hediye


Babamın aldığı elektro gitarım.



Odanda Sana Ait Olan En Sevdiğin Nesne


Kulaklığım.



En Sevdiğin Yemek



İskender :D


En Sevdiğin Hayvan


Tüm hayvanları seviyorum. Ama tabii kedi köpek gibi evcil hayvanlar adı üstünde evcil olduklarından daha bir sevilmeye müsaitler. En çok sevdiklerimden biri de Hamster'lar.




Ailen Dışında Onsuz Yapamam Dediğin Kişi


Kişilere pek bağlanmam. Dolayısıyla öyle biri yok.

2 yorum :

  1. sende de elektro gitar var demek:) benimkini oğluma verdim, çalamadım, parmaklarım çok acıdı ya:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet 7 senedir çalıyorum. Maalesef biraz acıyor hatta su topladığı bile oluyor. Gülü seven dikenine katlanır :)

      Sil