Kişisel Gelişim Kitapları Saçmalığı ve Gerçek Gelişim

Kişisel gelişim kitapları, tabii ki hiçbir edebi değer taşımayan ticari bir üründür. Peki bir ürünün yegane amacı nedir? Çok satmak. Fakat bazen görüyorum, tek bir kitap yerine ticari kafanın ürünü olarak konulara ayrılmış kitaplar setler haline getirilmiş. İş hayatı için 10 kitaplık bir dizi hazırlamış mesela yazarımız. Veya okulda başarınızı arttırmanız için yapılacaklar 5 kitapta toplanmış.
Daha önce hiç kişisel gelişim kitabı okumamışsındır, fikir edinmek için alıp okursun bir iki tane. Ama düzenli olarak kişisel gelişim, başarı veya hayatınızı değiştireceğini iddaa eden kitapları alan insanlar var. Hiçbir faydasını görmedikleri gibi üstüne bir de zaman kaybetmiş oluyorsunuz. 

Bu kitaplar genelde "İş hayatında yükselmenin 10 yolu", "7 maddede okul başarınızı arttırın" gibi daha kapağında size vaatte bulunurlar. Veya biraz daha ilgi çekmeye çalışanları "Aptal insanların 100 kronik davranışı" gibi sizin egonuza yönelik başlıkları seçerler. Sen aptal mısın canım? Tabii ki değilsin! Ama bu kitabı al, çaktırmadan oku bakalım, belki aptal insanlara benzer davranışların vardır, düzelt onları!

Bir aralar hem ülkemizde hem dünyada "Ferrarisi'ni Satan Bilge" adlı kitap çok modaydı. Aslında moda olan çoğu kitap gibi, bu kitabın da boşa kesilmiş ağaçlardan oluştuğunu biliyordum. Fakat kitabı okumaya karar verdim, bir solukta(!) okudum. Ve belki de gelmiş geçmiş en çok satan, en dişe dokunur kişisel gelişim kitabının bile, aslında bir kaç sayfadan oluşması gereken bir çöp olduğunu şaşırmadan, ama üzülerek gördüm. 

Bu kitapların genel karakteristik yapıları şöyledir: Size bir çok hikaye anlatılır. Tabii hepsi başarı hikayesi! Hiçbir başarısızlığa değinilmez. Halbuki başarısızlığın da başarı kadar önemli olduğunu düşünürüm, eğer gelişimden bahsediyorsak tabii. Aslında sırf buradan bile, bu kitapların amacının size gerçekten başarıya ulaştırmak değil, gaza getirmek olduğu anlaşılıyor. 

Dediğim gibi bu kitaplar bir çok olağanüstü başarı hikayesi anlatır okuyucuya. Bak ne vahim durumlarda bile neler yapılıyor mesajı verilir. Fakat anlatılması gereken bu hikayeler değil. Bu hikayelerin kahramanlarının diğerlerinden farkları! Bu insanların, düşünce yapıları, zihniyetleri bakış açıları! Çok daha geniş ve kapsamlı bir konu bu. Ey yazar, sen bu hikayeyi bana anlattın, beni gaza getirdin de benim kafa aynı kafa, harekete geçsem ne olacak?  


yav he he.



Genelde kapakta vaat edilen maddeler hikayelerle şişirilip sıralandıktan sonra, kitabın sonunda aslında her şeyin siz de bittiği, kendinizden başka kimsenin size yardım edemeyeceği, yazarın sizi bir yere kadar taşıyabileceği ancak asıl işi kendi iradenizle sizin başarmanız gerektiğini söyler, şaka gibi. E abicim sen hayatın "secret"ını verecektin bana, noldu o iş? Aslında okuyucu da biliyor, kitabı alırken de biliyor, bu kitabı okuyunca bir şey değişmeyeceğini ama o umut o vaat kitabı ona aldırtıyor. 

Hayatınızı değiştirmek gerçekten bu kadar kolay olabilir mi? Bu iş belki de dünyanın en zor şeyi. Bu iş belki de yıllarınızı alacak bir süreç. İlk önce zihinsel olarak besleneceksiniz. Ortaokul terk adam kişisel gelişim kitabı okusa nolur, harekete geçse nolur? (Kendini yetiştiren, geliştiren insanları tenzih ederim.) Araştırmak, okumak, daha çok araştırmak, daha çok okumak... İşte asıl değişim buradan başlar: Bilgiden. Yeni şeyler öğrendikçe aslında ne kadar az şey bildiğinizi fark edeceksiniz. Daha çok merak edeceksiniz, yeni şeyler öğrenmek sizin için bir tutku olacak. Bir zaman sonra iş dönüp dolaşıp kendinize varacak. Kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız. İşte o zaman asıl kişisel gelişime ulaşmışsınız demektir. Çünkü kendini bilmek her şeydir. 

Gerçekte bu kitapları alan kişiler, aslında okuma alışkanlığı olmayan fakat kitabın vaatlerinin büyüsüne kapılan kişiler zaten. Yoksa öğrenmenin aşkına kapılmış insan, zaten çoktan gelişim yoluna girmiştir.

9 yorum :

  1. yeni açmışsın blogunu galiba.. hayırlı olsun demek istedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yeni açtım, ilk yorumu da siz yapmış oldunuz :) Teşekkür ederim.

      Sil
  2. aynı fikirdeyim belki 1-2 tane güzel yayın var bu konuyla ilgili diğerleri çok şişirme... en sevmediğim ve okumayı reddettiğim ise SIR sanırım :))

    YanıtlaSil
  3. katiliyorum. fazlasiyla sadece poh pohluyo baska bir işe yaramiyor bu litaplar asil gelisim okumakla. degisik seylere olan ilgiyle basliyor :-)

    YanıtlaSil
  4. Benim gibi düşünen birileri var ne güzel. Takipteyim.

    YanıtlaSil
  5. Benim gibi düşünen birileri var ne güzel. Takipteyim.

    YanıtlaSil
  6. Bir de olayın en can sıkıcı kısmı, başarıyı sadece oturduğu evin büyüklüğü ve yıllık kazanç ile ölçmeleri. Tipik Amerikan kafası.

    YanıtlaSil
  7. Gereksiz bilgilerle cikarlari icin para icin insanlari kandiriyorlar gaz verici ama gazi 1 günde bitio hepsi çöp insanların duygularıyla oynuyorlar..

    YanıtlaSil