Mim

Belgin Abla beni mimlemiş. Bir ilk oldu bu blog için. Elime fırsat geçmişken, sorular üzerinden biraz kendimden bahsedeyim.


En Sevdiğin Şarkı


En zor soru ilk başta. Daha önce müzikle ilgili şöyle bir yazı yazmıştım ve yine ilk olarak Belgin Abla'nın blogunda yayınlanmıştı. Bu yazıda genel olarak düşüncelerimi açıklamıştım. Genel olarak uzak kalmamak amacıyla bütün müzik türlerine arada göz atsam da dinleyicisi olduğum grup Rock, Caz, Blues ve Klasik Müzik. Ve tabii bu müzik tarzlarının birçok alt grubu. Arada türkü de dinlerim. Maalesef en sevdiğim tek bir şarkı yok. Birkaç sene önce, daha akıllı telefonlarımızın bellekleri artmamışken, en sevdiğim şarkılar telefona sığmıyordu açıkcası :) 

Dolayısıyla en sevdiğim demesem de farkındalık yaratmak amacıyla pek bilinmeyen bir Enstrümental Rock parçası paylaşayım. Tüm zamanların en iyi elektro gitaristlerinden biri Joe Satriani, 2007'de Türkiye'ye geldiğinde menajeri vasıtasıyla Aşık Veysel dinleyip, hayran oluyor. Daha sonra onu anmak ve bir ölçüde Batılı Rock müzisyenlerine tanıtmak amacıyla adına bir parça besteliyor. 

İşinize Yarayacak Uygulamalar

Bugün sizlere uzun zamandır oradan buradan not ettiğim ve çoğunu kullandığım birkaç farklı internet sitesi ve uygulamadan bahsedeceğim. Mutlaka işinize yarayacak olanlar olacaktır diye düşünüyorum.

Sizi En İyi Anlayan Müziktir!

Müziğin sesten farkı, dinleyende duygulara yönelik etkileşim yapmasıdır. Müzik duygu işidir. Ara sıra karşıma çıkıyor şu cümle: "Düşüncelerimiz, bildiğimiz kelimelerden ibarettir. Yalnızca bildiğimiz kelimelerin sınırları içinde düşünebiliriz." Bu bana göre tamamen yanlış bir önermedir. İnsanlığın, bildiği kelimelerden daha fazlasını düşündüğünün en büyük kanıtı sanattır.

Kalbur Üstü Bir Film, Fakat Daha Ötesi Değil

Sinema anlamında bazı seneler vardır, yıllarca konuşacağımız birçok film gelir o seneye sıkışır, örneğin "Esaretin Bedeli"nin "Forest Gump" yüzünden tek bir Oscar bile alamadığı 1994 senesi gibi. Veya 1998'de "Aşık Sheakspare" yüzünden, "Er Ryan'ı Kurtarmak" ya da "Hayat Güzeldir" gibi filmlerin En İyi Film Oscar'ını alamaması gibi. 

Bazen de öyle seneler gelir ki Oscar'a aday bile olamayacak filmlerin çekilmesi sebebiyle, vasat bir film büyük ödülü götürür. Bana göre 86. Oscar Ödülleri de böyle bir seneye denk geldi.

Breaking Bad Değerlendirmesi

65.Emmy Ödüllerinde 'En İyi Drama Dizisi' ödülünü alan, Bryan Cranston'ı ABD'nin en iyi aktörleri arasına sokan Breaking Bad'in bitişi üzerinden yaklaşık 5 ay geçti. Diziye biraz geç başladığımdan son bölümü izleyeli 1 ay kadar oldu. Blogu yeni açtım, yazacak birçok yazım vardı, gecikti bu yazı. Daha da erteleyip, unutmadan genel bir değerlendirme yazmak istedim.

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali

Kıymeti geç anlaşılan, Türk edebiyatının en güzel aşk romanlarından biri Kürk Mantolu Madonna. Romanda belki finali hariç “atraksiyon” yok. Karşılıklı insan ilişkileri, romanın büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Buna rağmen Sabahattin Ali okuyucuyu bir an olsun sıkmamayı başarıyor. Diyalogları nerede keseceğini, konuyu nasıl değiştireceğini çok iyi biliyor. Üstelik çok sade bir dil kullanmamasına rağmen.

Merkezinde tutkulu bir aşk olsa da, “aşk romanı” tanımlaması kitaba yapılacak en büyük haksızlık olur. Sabahattin Ali’nin insana, topluma, ilişkilerimize, davranışlarımıza, çıkarlarımıza yönelik (sosyal medyanın yeni aforizma kaynağı) o kadar haklı tespitleri var ve bu çıkarımlar roman karakterlerinin ağzından o kadar yerinde dökülüyor ki, belki de Raif ile Maria’nın tuhaf kişiliklerinin, tuhaflaştırdığı “aşklarından” çok, sizi etkileyen bu pasajlar olacak.

Kişisel Gelişim Kitapları Saçmalığı ve Gerçek Gelişim

Kişisel gelişim kitapları, tabii ki hiçbir edebi değer taşımayan ticari bir üründür. Peki bir ürünün yegane amacı nedir? Çok satmak. Fakat bazen görüyorum, tek bir kitap yerine ticari kafanın ürünü olarak konulara ayrılmış kitaplar setler haline getirilmiş. İş hayatı için 10 kitaplık bir dizi hazırlamış mesela yazarımız. Veya okulda başarınızı arttırmanız için yapılacaklar 5 kitapta toplanmış.

Haylazlıklar ve Gülücükler

Angel Boligan'ın harika karikatürlerinden biri
Çocukluğumu hatırlıyorum. Oturduğumuz sitenin az ötesinde kendi ineklerini besleyip, sütünü satarak hayatını kazanan sütçünün, bagajına yüklediği bir kaç güğüm ile sokaklardan yavaş yavaş geçtiği Toros'u bizim bloğun önünde durur, ben sokakta oynarken, onun yukarı çıkıp babaannemin getirdiği tasa sütü dolduruşunu bir yandan hayal eder, bir yandan da "Taso"larımla oynamaya devam ederdim. Güneş batarken sulanan sitenin bahçesindeki fıskiyelerin altında ıslanmayı, sonra da o ıslak bölgede yüzeye çıkan solucanları merakla didiklerken, acıyla tostop olan solucanın kıvrılışını hayretle izlerdim.

Hayatımı Değiştiren 4 Film

Ezelden beri sanat filmlerine meraklıyımdır. Yurt dışındaki sanat filmlerini takip etmek oldukça zor olduğundan bu konuda, popüler sinemamızın aksine oldukça iyi filmler çıkartan sanat sinemamızı lise çağlarımdan beri takip ediyorum. (Ayrı bir yazıda bu konuya değineceğim.) Fakat sanat filmleri "genel"den bahsetmez. Daha detaycıdır. Ayrıntı ön plandadır. Dolayısıyla anlam arayışındaki gençler için bazı kült ve tabiatıyla popüler olmuş filmler ilk başta izlenmelidir diye düşünüyorum.

Türkiye'deki Üniversitelerin Durumu Üzerine

Üniversitede okudukça  Türkiye'deki üniversitelerin eğitimi üzerine sıklıkla düşünmekten kendimi alamıyorum.Ülkemizde temel bilimlerin gördüğü rağbet ortada. (Ki bu konuya ayrı bir yazıda detaylı değineceğim.) Hukuk fakültelerinde, Tıp fakültelerinde, Mühendislik fakültelerinde, temel bilimlerde okuyan bir çok arkadaşım var. Dolayısıyla okulların durumu hakkında az çok bilgi alıyorum. Bilgisayar Mühendisliği okuduğumdan bu konuda daha keskin şeyler söyleyebilirim.