Sherlock 3.Sezon Değerlendirmesi

Bu yazı için daha kişisel şeyler yazmayı planlıyordum fakat aklımdan çıkmadan Sherlock hakkında notumu düşmek istiyorum.

Evet Şerlogcular, önceki 2 sezonu da bir çırpıda izledik. İzlerken ortalama beş dakikada bir

"Adamlar yapıyo abi ya" çığlıkları attık. Sezon finallerinden sonra "Bir bölüm daha ya! Bir bölüm daha çekemediniz mi Steven" diye sitem de ettik. Tabi bunlar olağan şeyler. Yani kimilerine göre "gelmiş geçmiş en iyi dizi" olan Breaking Bad'i de izliyoruz ama yok bu Sherlock başka bir şey. Özellikle 3.sezon bu görüşümü sağlamlaştırdı.

Türk dizilerinin karakteristik özelliği şudur. Sezon finalinde dizinin önemli oyuncuları, final sahnesine yakın belli bir mekanda toplanır. O mekanda bir kaza meydana gelir. (Veya hepsinin başına ayrı ayrı da gelebilir.) Sezon finali böylece yapılmış olunur. Daha sonra oyuncularla oturulup konuşulur, yapımcıyla anlaşanlar yola devam eder yani kazadan sağ kurtulur, anlaşamayanlar diziden ayrılır yani dizide ölür.

İkinci sezonun finalinde Sherlock'un çatıdan atlamasıyla ölüp ölmediği tartışmalarının bütün bir yaz boyunca süreceğini düşünüyordum ki son anda yüzünü gösteren Benedict bizi bu endişeden kurtarmıştı. Tabii bu bizim, iki sene boyunca "Sherlock'un nasıl ölmediği" konusunda bitmek tükenmek bilmeyen komplo teorileri oluşturmamızı engellemedi. Yaklaşık iki senelik aradan sonra kısa bir tanıtıcı bölümle başladı dizi:




Tabi, sezonu bitirdikten sonra bu mini bölümün aslında pek de bir şey ifade etmediğini anlıyorsunuz.


3.sezonu değerlendirmeye başlayalım. İlk bölümün belli bir kısmı doğal olarak geçen sezon ki muallak ölümü açıklama üzerineydi. Açıkcası tam olarak açıklandığını da sanmıyorum, ya da diziyi bir kez daha izlemem gerekiyor.


Sir Arthur Conan Doyle'un orijinal hikayelerine baktığımızda Sherlock Holmes'ün ölümü Reichenbach Şelaleleri'nde geçiyordu. Doyle Baba, Sherlock ve büyük düşmanı Moriarty'i şelaleden düşürüyordu  (2.Sezondaki çatıdan atlama, şelaleden düşmenin modern versiyonuydu.) fakat Sherlock'un ölümü üzerine o kadar büyük bir tepkiyle karşılaştı ki (hatta tehditler bile aldı.) meşhur dedektifi yeniden diriltmişti. Ee Sherlock'un onun kadar zeki bir düşmanı yoksa yaşamasının ne anlamı var? Moriarty şelalede boğulduğuna göre Sherlock'a yeni bir düşman yaratıyor Doyle: Charles Augustus Milverton





Günümüzde Reichenbach Şelaleleri'ndeki Sherlock Holmes tabelası





Tabi bizim modern Sherlock'umuzun azılı düşmanı Moriarty 2.sezonda öldüğüne göre dizide de Milverton'a karşılık Charles Augustus Magnussen çıkıyor karşımıza. Daha sonradan anlayacağız ki 3.sezonun ilk bölümünde hobbit doktorumuz Watson'ın başına gelenlerde Magnussen'in parmağı var. 


İkinci bölüm, yine her detayın birbirine bağlandığı harika bir bölüm. Fakat şunu söyleyebiliriz: Watson'ın düğünü önemli bir konu olduğundan, bir bölüm buna ayrılmış. Tabii ki yapboza ufak parçalar ekleniyor ama aslında sezonun genel konusuyla pek de alakası yok bu bölümün. Lakin belki tempo biraz düşse de Watson'ın düğünü 5-10 dk ile geçiştirelebilecek şey değildi. Bir bölüme yaymalarını abartılı bulmuyorum.



Gelelim sezon finaline...



Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: İzlediğim en iyi dizi bölümüdür. Hele Sherlock'un bir  vurulma sahnesi var ki TV tarihine geçtiğine eminim. Bu sahnenin benzerlerini ileride görürüz, buraya not düşüyorum. Bir vurulma sahnesi ancak bu kadar yaratıcı olabilirdi. (Sherlock vuruluyo, tabii ki öyle olacak!)


Bölümde tempo bir an düşmüyor. Yani senede 3 bölüm çekiyorsunuz ama hakkını veriyorsunuz Steven. Al bu bölümü sinemaya koy hiç sırıtmaz. 2 - 3 defa ters köşeye yatacaksınız bölümde fakat final sahnesi için ters köşeye yatmak deyimi hafif kalır sanırım. Moriarty abimiz canlanıyor! Bunun nasıl olabileceği konusunda en ufak bir fikrim yok. Yoksa geçen sezon Sherlock'un nasıl ölmediğini kendi çapımızda açıklıyorduk. Şaka falan sandık önce fakat bölüm bitiminden sonra Moriarty'nin ekranda bir anlık gösterilip "Beni özlediniz mi?" deyişi diziye kanlı canlı döneceğinin sinyallerini verdi. İlginç olan şu, Doyle Baba'nın hikayeleri burada bitiyor. Yani orijinal hikayelerde Prof. Moriarty'nin geri dönüşü gibi bir durum söz konusu değil. Bu da demek oluyor ki dizinin bundan sonraki bölümleri Steven Moffat'a kalmış.



Yes.


Toparlarsak, Sherlock, müziklerinden efektlerine, senaryosundan oyunculuğuna izlediğim en iyi dizi. 3.sezon birçok soru işaretiyle bitiyor. Magnussen tek bir sezonda diziye girip çıkmış oldu. (Gerçi burada kimin 'gerçekten' öldüğü belli değil, ama öldü o ya sarmadı zaten o.) Öğrendiğimiz ilginç bir durum da, Sherlock'un abisiyle bayağı iş ortağı olduğu ve devlet için de çalıştığı. Moriarty'nin geri dönüşünü merakla bekliyoruz. Gelecek sezonun 2014 sonbaharında yayınlanacağı söyleniyor.


Şimdi... Senede 90 dakikalık 3 bölüm çekmek var, her gün 90 dakikalık dizi çekmek var. Sherlock'un kalitesi burada yatıyor tabii ki. Sıkıysa Fox Tv'yle anlaşın "Sherlock Devri" çekin hadi!